Çocuk Oyuncağı

Ne zamandır sağda solda resimlerini group de çok merak ettiğim Crossrunner, nam-ı değer VFR 800 x i, nihayet test edebildim.

Enteresan bir motosiklet yapmış Honda mühendisleri. Çok tartışma yaratan bir tasarım, iddalı bir şekil ile üretilip piyasalara sürüldü en sonunda.
 
Tartışmaların ana konusu, BMW GS lere azıcık da olsa gönderme yapan minik ve çok şık durduğunu düşündüm ön taraftaki “gaga”. Ama GS lerdeki gibi bir işlevi yok elbette. Motora hafiften bir Enduro görünümü verse dahi, tek görevi sadece çok güzel olan çizgilerinin devamını sağalamak. Ben çok beğendim açıkçası.
Ama bu enduromsu görünümün, motorun ana karakteri ile hiç mi hiç alakası yok.  Değişik görünümlü bir yol makinası yapmış Honda’daki Japon mühendis abiler ve çok da iyi yapmışlar. Benim zevkime göre çok şık bir motor çıkmış ortaya.

Enteresan bir tasarımı var bu yeni oyuncağın. Oturuşu hemen hemen bir enduro kadar dik ve rahat. Ayarlanabilir selesi aşağıda olmasına ramen, hızlı bir motordaki gibi geriye konumlandırılmış ayak koyma yerleri hiç rahatsız edici değil. Zira çok da hızlı da bir motor Crossrunner. Son hızını elbette denemedim ama 200 km/s in üzerinde olduğunu biliyorum. Üstelik bu hızlara çıkması hiç de zor olmuyor genç VFR’nin. Yüksek hızda öne eğilmek zorunda kalınca, anlıyorsunuz ayaklıkların neden geriye doğru tasarlandığını. Yine başarılı…

Benim en ama en beğendiğim özelliği, inanılmaz hafif bir motor olması. Özellikle direksiyon ve kafa bölümünün son derece hafif olması beni çok etkiledi.  ( kendi motorum Fazer’a binince bile çok ağır geldi. Moralim azıcık bozuldu. ) Sanki Japon abiler motordan parça çalmışlar gibi, o derece hafif, ve kıvrak. Yavaş manevraları çok ama çok başarılı. Sürücüyü hemen hiç zorlamıyor ve keyif sürecini uzatıyor, arttıyor. Şehir içinde de çok kullanışlı olacak yani sizin anlayacağınız.

Oldum olası VFR’nin 4 silindirli V motoruna ve sesine bayılmışımdır. Için için gürleyen ve gücünü çok net hissettiren 110 Hp. lik V4 motor, hasta ruhuma çok iyi gelen bir müzik gibi mırıldadı altımda. Hem de her hızda ve devirde.
VFR’lerin klasik 7-8.000 devirlerdeki gaz ayarı sapıtması, yani V-Tech in açılma zamanı, ( diğer sübapların devreye girdiği devir) Crossrunner’da hemen hemen hiç hissedilmiyor. Geçiş çok net ve rahat.
14.000 Rpm. çeviren motoru, hiç de endoro gibi değil. Zaten Crossrunner bir enduro değil ve yakından uzaktan alakası da yok. 4 silindirli bir standart bir motordan az daha yüksek ama hiç hissedilmiyor. 7.000 devirden sonra gerçek gücünü veren motor, 12.000 devire kadar, sorunsuz, sıkınıtısız, rahat çıkıyor.
Çok şık görünen, tasarımına bayıldığım gösterge paneli, bir o kadar da kullanışsız. Neden mi? Her nekadar yükseğe yerleştirilmiş ve göze kolay çarpan bir yerde konumlansa da, okuması çok zor. Özellike hava parlaksa, bütün ışık oldukça kötü şekilde yansıyor ve hemen hiç bir şey okuyamıyorsunuz. Hele hele minicik ama minicik tasarlanmış dijital benzin göstergesi, benim gibi 45 yaşında bir adam içn okunması çok zor bir halde. Gençler belki daha rahat eder ama sevmedim açıkçası. Ama yine de içerisinde  çok fazla bilgi barındırması iyi bir şey.

Köşeli ve çok şık olan aynaları da pek sevmedim. Serhat görüntüden memnun ama benim için titreşimli ve arka görüşü kısıtlı olan bir tasarım. Benden eksi puan aldılar.

Ön cam ise, bence kısa. Boy 1.80 cm. ama cam kısa geldi. Oldukça rüzgar yedim. En rahat ettiğim hız 100 km/s. ki, 200 yapabilen bir motor için hiç iyi değil.

Ön göğüs kocaman gürünüyor ama çok rahat kullanılan motor için sıkıntı yaratmıyor.
Kocaman egzostu, gri şasesi, yüksek arka çamurluğu, çok şık ön farı ve sinayellerine bayıldım. Ama sinyal ile klaksonun yerlerinin ters olmasını sevmedim. Sinyal altta, klakson üstte! Üstelik klaksona sola doğru basarak değil, sağa doğru basarak hükmediyorsunuz. Serhat’ın yorumuna tamamen katılıyorum.
Benim gibi beyazı seven bir adam için, renkerli harika test motorumuzun. Gri, beyaz, siyah kombinasyonu benim zevkime çok uygun.

Yavaş manevra becerisi inanılmaz iyi, yüksek hızdaki viraj becerisi daha da iyi olan, çok çok rahat bir selesi (ön-arka) olan, enteresan, sıradışı ve bence çok güzel gözüken VFR 800x Crossrunner benim gönlümde güzel bir yer edindi.
Kullanmaktan çok keyif aldım. Bu fiyata bence son derece başarılı bir yol motoru. Sıradışı tasarımı, hafif  gövdesi, iyi lastikleri ve süspansiyon ayarları ile, son derece başarılı bir makina. Kullanması tam bir çocuk oyuncağı.
Sevdim, sevdim ve sevdim… J

Yollarda görüşmek üzere

 

Kıyafetler :
Kask: Arai TourX 3
Tulum : Spidi ( müthiş )
Çizme : X pad
Eldiven : Clover Kevlar